bütün balonlarına iğne batırılmış bir baloncu. ümitvâr. bir de kuş.

Yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında, yürüyelim mi seninle İstanbul'da? Elin elimde olsun, kapı kapı dilenek mi? Kağıt helva da yeriz. Söz.
Anonim

Şairlik falan var mı aylede? Bi de ben Ankara’nın ayazını tercih ederdim sanırım, öyle yapardık di mi albayım.

Hiç ağladın mı? Ve ne için ağladın?
Anonim

İki omzunun arasında bir kafes bulunduran herkes bir gün ağlar yahut ağlamıştır, o yüzden öncelikle bu ne saçma soru lan demek istiyorum. Bugüne kadar çok şey için ağladım. Kimi zaman herkesin ağladığı şeye hiçbir şey hissetmedim, kimi zaman yalnızca saliselik bir ezgiye dakikalarca ağladım. Secdede çok ağladım mesela. Değmeyecek insanlara ve şeylere ağladığım oldu, zaman geçince âh ettim döktüğüm her yaşa. Sevincimden, şükrümden… Ağlamakla ilgili ne düşünürsünüz bilmiyorum ama ağlamanın vicdanla bir ilişkisi olmalı.

Reblogged from bilimvekurgu  108.806 not

Vincent van Gogh (March 30, 1853 – July 29, 1890)

I haven’t got it yet, but I’m hunting it and fighting for it, I want something serious, something fresh—something with soul in it! Onward, onward.

Reblogged from ismailabim  20 not

ismailabim:

insanların gözlerinden düştük (onların gözlerinde bir yer edinebilmek pek mümkün değil albayım) 
bize bu dünyada düşmenin son bulmayacağı söylenmedi albayım. düştükçe düştük, hâlâ da düşmeye devam ediyoruz.